Türkiye’nin hem tıp dünyasında hem de edebiyat ve düşünce hayatında çok müstesna bir yere sahip olan Prof. Dr. Hasan Hüsrev Hatemi, 88 yaşında aramızdan ayrıldı. Vefat haberi dün, 2 Nisan..
Türkiye’nin hem tıp dünyasında hem de edebiyat ve düşünce hayatında çok müstesna bir yere sahip olan Prof. Dr. Hasan Hüsrev Hatemi, 88 yaşında aramızdan ayrıldı.
Vefat haberi dün, 2 Nisan 2026 tarihinde duyuruldu. Kendisi sadece bir endokrinoloji profesörü değil; aynı zamanda bir İstanbul beyefendisi, derinlikli bir şair ve kıymetli bir mütefekkirdi.
Cenaze ve Tören Bilgileri:
Tarih: 3 Nisan 2026 (Bugün)
Vakit: İkindi namazını müteakip
Yer: Beşiktaş Barbaros Hayrettin Paşa Camisi
Defin: Zincirlikuyu Mezarlığı
Hüsrev Hatemi, “Yozlaşmadan Uzlaşmak” diyerek bizlere kültürel bir rota çizen, hekimliği sadece bir meslek değil bir “şifa sanatı” olarak icra eden çok yönlü bir isimdi. Ardında onlarca şiir kitabı, deneme ve binlerce şifalı dokunuş bıraktı.
Tıp ve edebiyat camiasının, sevenlerinin ve ailesinin başı sağ olsun. Mekânı cennet olsun.
1938 yılında İstanbul’da doğan Hatemi, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuştur. Kariyerini özellikle İç Hastalıkları ve Endokrinoloji alanlarında yoğunlaştırmıştır.
Uzmanlık: Endokrinoloji ve Metabolizma hastalıkları konusunda Türkiye’nin öncü isimlerinden biridir.
Akademik Başarı: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde uzun yıllar profesör olarak görev yapmış ve binlerce öğrenci yetiştirmiştir.
Tıp Etiği: Sadece bir hekim değil, aynı zamanda tıp etiği ve tıp tarihi üzerine yaptığı çalışmalarla da tanınır.
Talatpaşa İlkokulu ve Şişli Ortaokuluna gitti. 1956 yılında Atatürk Erkek Lisesinden mezun oldu. 1962 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu. 1959 yılında tıp fakültesi öğrencisi Sezer Göze ile tanışıp 1963 yılında evlendiler. Bu evlilikten İbrahim ve Aybike isminde iki çocukları oldu. 1966’da İç Hastalıkları Uzmanı ve 1971’de doçenti oldu. Endokrinoloji ve Metabolizma hastalıklarıyla ilgilendi ve 1978’de profesör oldu. 1982 – 1986 yılları arasında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı yaptı. 2006 yılında yaş haddinden emekli oldu. Daha sonra Alman Hastanesi’nde çalışmaya başladı.
1988 ve 1994 yıllarında Türkiye Yazarlar Birliği tarafından kendisine ödüller verildi. Yazdığı şiirlerde hasta-doktor-hastalık kavramlarına yer vermiştir.[6]
2007 yılında, kendisi gibi iç hastalıkları uzmanı olan oğlu tarafından, kolon kanseri teşhisi konuldu.
Hüsrev Hatemi’yi pek çok meslektaşından ayıran en büyük özellik, onun güçlü şair ve yazar kimliğidir. Kendine has bir üslubu olan Hatemi, gelenek ile moderni sentezleyen bir bakış açısına sahiptir.
Şiir: Şiirlerinde genellikle İstanbul, tarih, tasavvuf ve insan ruhunun derinliklerini işler. İlk şiir kitabı Eski Kentte Bir Gece (1968) ile dikkat çekmiştir.
Deneme ve Portre: Çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlanan denemelerinde toplumun kültürel yapısını, güncel olayları ve medeniyet meselelerini ele alır.
Mizah ve Hiciv: Yazılarında ince bir mizah duygusu ve yer yer toplumsal eleştiriler (hiciv) hissedilir.
Hatemi’nin hem tıbbi hem de edebi alanda çok sayıda eseri bulunmaktadır. Bazı bilinen kitapları şunlardır:
Şiir: Akşam Gümrükçüleri, Lânetleme, Karakavak, Grili Çocuk.
Deneme/İnceleme: Yozlaşmadan Uzlaşmak, Türk Aydınları ve Din, Hoşça Bak Zatına.
Anı: Anılar: Bir Dönem Bir Şehir.
Hüsrev Hatemi, nezaketi, İstanbul beyefendisi tarzı ve geniş bilgi birikimiyle tanınır. Hukukçu ve yazar olan ikiz kardeşi Hüseyin Hatemi ile birlikte Türk kültür hayatının “Hatemi Kardeşler”i olarak anılırlar. Tıbbi bilgisini insani değerlerle harmanlayan yaklaşımı, onu hem hastaları hem de okurları nezdinde çok sevilen bir figür haline getirmiştir.
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)